Güneş Tutulması; Zihin, Beden ve Ruhumuzdaki Etkileri


Güneş tutulması, zamanın başlangıcından beri insanoğlunu her zaman büyülemiş ve çoğumuzun durup dikkatini verdiği nadir astrolojik olaylardan biri olmuştur.

Evren bize atmosferimiz aracılığı ile sürekli muhteşem manzaralarla karşılaşma fırsatı sunsa da, güneş tutulması bunların arasında görmezden gelemeyeceğimiz kadar önemli bir tanesi. Özellikle de 21 Ağustos’ta gerçekleşecek olan gibi “tam güneş tutulması”ysa…

Güneş tutulması esnasında, güneş, ay ve dünya tam bir hizalanma meydana getirir. Evrenimizin bu kutsal üçlüsü, tek bir vücut haline gelerek büyük bir sıfırlama düğmesi gibi, yaşamlarımızda yeni bir döngünün başlangıcına yardımcı bir etki oluşturur.

Kainat, farkında olmasak da bizimle devamlı etkileşim içindedir. Fakat bir tutulma söz konusu olduğunda, biz bunu pek çok düzeyde hissedebiliriz.

Her ne kadar NASA bir güneş tutulmasının insanlar üzerinde sadece psikolojik olarak bir etkiye sahip olduğunu iddia etse de, tarih boyunca çeşitli kültürlerde ve mistik görüşlerde bunun başka türlü olduğuna inanılmaktadır.

Bilimsel bir kanıt olmamakla beraber, kendimize biraz zaman ayırıp bedenimizle bağlantı kurarsak, derinde bir şeylerin değiştiğini hissedebiliriz.

Bir güneş tutulması sırasında dünyanın enerji alanının titreşim ve frekansı değişmektedir. Hepimiz birbirimize bağlıyız ve dünyanın bu titreşim frekansının bir parçası olduğumuzu düşünürsek, bunu hissetmemenin imkansız olduğunu anlayabiliriz.

Tutulma sırasında iç dengemiz etkilenebilir veya farklı hissedebiliriz. Çevremizdekilerin enerji ve duygularından normalden fazla etkilenebiliriz. Daha derin bir seviyede, bu frekans değişimleri, içimizde bir sıfırlanmaya yardımcı olabilir ve titreşim seviyemizi tamamen yeni bir seviyeye yükseltebilir.

Hayvanlar aleminde de tutulmaların etkileri devamlı olarak gözlenmektedir. Bazı hayvanlar tutulma esnasında ve öncesinde sıklıkla garip davranışlar sergilerler. Yapılan bir araştırmada, örümceklerin güneş tutulması sırasında ağlarını tamamen söktüğü ve yeniden ördüğü gözlemlenmiştir.

Bunun gibi çevremizdeki bazı ince fakat dikkat çekici olaylar, güneş tutulmalarının bizim üzerimizde farkettiğimizden çok daha derin bir seviyede etkiler bıraktığını göstermektedir.

Günlük yaşam ritmimiz güneşin doğuşu ve batışıyla bağlantılıdır ve gün içinde sadece birkaç saatliğine bile olsa, güneş ışınlarının bize ulaşamayıp yerini karanlığa bırakması, vücudumuz üzerinde kesinlikle etki etmektedir.

Yorgunluk ve uyuşukluğa sebep olabilmesinin yanında, güneş tutulması aslında meditasyon yapmak veya bir ritüel gerçekleştirmek için mükemmel bir zamandır.

Günlük beden ritmimiz ayrıca üçüncü gözümüzün açılıp uyanmasından sorumlu olan epifiz bezi tarafından kontrol edilmektedir. Güneş tutulması sırasında meydana gelen karanlık süreç, epifiz bezini uyararak ani ruhsal aydınlanmaya da sebep olabilir.

Astrolojik açıdan da güneş tutulmaları yeni başlangıçlar ve hayatta atılan yeni adımlar demek olduğundan, ruhsal aydınlanmalar bu sürecin doğal parçası olarak görülebilir.

Yerli Amerikalı şamanlara göre, güneş tutulması güçlü bir şifalanma zamanıdır; Güneş, ay ve dünyanın hizalanması, bütün farklılıkların birbiri içinde eriyip çözüldüğü ve BİR olduğu anı temsil eder.

Tutulma sırasında duygusal yaralar iyileştirilebilir ve daha güçlü ilişkiler kurulabilir. Bu daha sonra karşılıklı anlayış getirebilir ve karşıt olmak yerine dünyanın sevgi ve ahenk içinde birleşmesine yardımcı olabilir.

Hint inanışlarında olduğu gibi bazı kültürlerde güneş tutulması negatif bir işaret ve deprem gibi felaketler getiren bir doğa olayı olarak da algılanmaktadır.

Güneş tutulması gibi kozmik olaylar söz konusu olunca, iç güdülerimizi takip edip kendi içimizde nasıl yankılandığını dinlememiz gerekir.

Hassas ruhlar 21 Ağustos Güneş Tutulması yaklaştıkça, enerjilerin yoğunlaştığını hissedebilirler…

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.