Toplantılarda Zeki Görünüp, Kariyer Basamaklarını Hızla Tırmanın!

Kurumsal yaşamda toplantı kavramının acı gerçeği, “zaman kaybı” ile “mail yoluyla halledilebilirdi” arasında bir yerlerde olmasıdır. Buna rağmen eğer önemli bir toplantıya davetli değilseniz, sinirlenip çağrılmayı talep edersiniz. Toplantıya katıldığınız anda ise “Benim burada ne işim var?” diye sorgulamaya başlarsınız.

Lakin, eğer bu güne kadar ağzınızla kuş tuttuğunuz halde, hala kariyerinizde hak ettiğiniz noktaya ulaşamadığınızı düşünüyorsanız, bu toplantıları fırsata çevirerek tekrardan bir şans yakalayabilirsiniz. Nasıl mı? Toplantılarda zeki görünüp kendinizi gösterebildiğiniz oranda yöneticinizin dikkatini çekme ve kariyer basamaklarını bir bir tırmanma ihtimaliniz artıyor. Yani bundan sonraki amacınız, olabildiğince az iş yaparken, gerçek bir lider potansiyeline sahip gibi görünmek olabilir.
Kimse toplantılara önem vermez. Bu yüzden siz, ayrıntılara odanırsanız, bunu kendiniz için bir fırsata dönüştürebilirsiniz!
Google’ın eski UX Müdürü Sarah Cooper, iş yaşamında gözlemleyerek edindiği tecrübelerini “Toplantılarda Zeki Görünmek için 100 İpucu” isimli kitabında yazmış ve insanların gerçekten işine emek vermeden kariyerlerinde yükselmelerini sağlayan stratejileri anlatmış.
Bunların başında gelen ise “Toplantılarda Zeki Görünmenin Önemi”
Bu günden itibaren kendinizi, neden katılmış olduğunuzu bile bilmediğiniz veya insanların neden bahsettiği hakkında bir fikrinizin olmadığı, veya söyleyecek önemli hiçbir sözünüzün olmadığı bir toplantının ortasında bulursanız, hemen Cooper’ın ipuçlarını aklınıza getirin.

Toplantının Ortasında Konuşmayı Bölerek Farklı Bakış Açınızı Ortaya Koyun

Hızlı matematik hesapları yapabilen insanlara her zaman hayranlık duyulmuştur. Siz bu konuda çok usta olmasanız da, “öyleymiş” gibi davranın. Mesela toplantılarda sıkça kullanılan yüzde rakamları, kesirlere çevirip herkesi şaşırtabilirsiniz. Diyelim ki, toplantıda pazarlama ekibinden biri, hararetli bir modda kullanıcı katılımının son projede yüzde 25 arttığını anlatırken, konudan bir haber olsanız dahi hiç bozuntuya vermeyin ve o an sözünü kesip atılımınızı yapın; “Yani, bu dörtte bir artiş demek…” Ve yavaşça bilmiş bir şekilde başınızı sallayın. Pazarlamacı sözüne devam ettiği sırada, siz iş arkadaşlarınızın aklını başından alarak kazandığınız zaferin tadını çıkarın.

Beyaz Tahta Taktiğini Uygulayın

Bu dijital çağda, beyaz tahtanın ne işe yaradığı bile şüpheli. Ama siz bunu zeki görünmek için bir fırsat olarak kullanabilirsiniz. Toplantı boyunca malum beyaz tahtanın dibinde oturun ve diğer insanlar “beyin fırtınası” yaparken siz sadece duyduğunuz bazı kelimeleri tahtaya alt alta yazın. Biri ne yaptığınızı sorarsa, “Önemli olduğunu düşündüğüm noktaları tespit ediyorum” dersiniz. Yazdığınız kelimelerin ne olduğunun hiç önemi yok. Bu sizi konuyla ilgilenip olaya derinlemesine dahil oluyorsunuz gibi gösterecektir.

Klişe Laflar En İyi Dostunuz Olsun

Bir toplantı sırasında yapılacak en iyi şey, odada bulunan en bilgili kişinin söylediklerini tekrar edip, arkasından klişe bir cümle eklemek olacaktır. “Bu konuda çok akıllı adımlar atmalıyız” veya “Bu konuda en doğru seçimleri yapmamız şart” gibi herkesin sadece başını sallayıp onaylamak dışında bir şansının olmadığı, bayağı, içi boş ama net cümleler olmalı. Eğer bu tarz cümleleri hafızanızda tutabilirseniz, bir kere söyledikten sonra toplantının geri kalanında rahatlıkla telefonunuzla bile oynayabilirsiniz.

Telekonferansı Siz Başlatın!

Bütün fikir alışverişini ve sonunda da karara bağlama işini merkez ofisten katılımcıların yapacağı bir telekonseransta, sizin konuşmanız için hiçbir sebep olmasa bile, bu orada öylece oturacağınız anlamına gelmesin.
Siz herkesin konferansa bağlanıp bağlanmadığını kontrol eden kişi olun! Bu sizin toplantıya ve insanların katılımına çok önem verdiğinizi gösterecek. Üstelik çok da maharet gerektirmeyen basit bir hamle ile bunu başarabilirsiniz. Şunları söylemeniz yeterli; “Ahmet hatta mısın? Tamam. “Ayla Hanım, siz bağlanabildiniz mi? Süper. O zaman herkes beni duyabiliyorsa, kim önce başlamak ister?”

Telekonferansı Siz Kapatın!

Bütün telekonferans süresini, başka tek bir kelime etmeden geçirdikten sonra, parlamak için ikinci şansınız, toplantı sonunda birine saati sorup zamanın dolup dolmadığını kontrol etmek olacak. Herkes sizin zaman yönetimini çok iyi yapan bir profesyonel olduğunuzu düşünecektir.

En Üst Düzeydeki Kişinin Yanına Oturun

Toplantıyı yöneten en üst düzeydeki kişinin hemen yanında oturmak, sizi de önemli biri gibi gösterir. Katılımcılar sunumlarını bu kişiye yaparken, size de yapıyormuş gibi olacak ve odadaki ikinci en önemli şahsiyet gibi görüneceksiniz!

Biraz Havadan Atın

Toplantıda fikirlerinizi söylerken yapabileceğiniz en kötü şey, fikirlerinizi kuru kuru dile getirmek. Çünkü eğer fikir kötüyse, kulağa da o an, o kadar kötü gelme şansı çok yüksek! Bunun yerine fikrinizi süsleyip, daha geniş bir çerçevede sunun. Örneğin iPhone gibi çok başarılı bir ürünü alıp, kendi fikrinizle bir şekilde ilişkilendirin. iPhone’un tarihçesinden, günümüze kadar katettiği yolardan bahsedin. Sizin projeniz de bu mükemmel ürünün izinde ilerliyor olsun.

Beyin Fırtınasının Kazananı Siz Olun!

“Fikirlerin havalarda uçuştuğu” şu toplantılar… Herkes aklına geleni ortaya atar ve ortamda birden bir heyecan dalgası oluşur ve öylece kalır. Taa ki 6 ay sonraki ikinci toplantıya kadar. Bu toplantılar sizin hazırlanmak isteyeceğiniz türden olmasa da, tabii ki markanızın bir sonraki büyük atılımı için katılımınızın hayati derecede önemli olduğu izlenimini bırakmanız şart.
Bu konuda Steve Jobs’tan ilham alabilirsiniz. Steve Jobs, toplantılarda yalınayak dolanır ve garip hareketler yaparmış. Herkes onun yaratıcı moda girerek dahiyane fikirler ortaya atmak üzere olduğunu düşünürmüş. Siz de toplantıya, örneğin ritim çubukları getirip havada davul çalabilirsiniz. Ağzınızdan tek bir orijinal fikir çıkmasa bile, iş arkadaşlarınız, sizin de dahi, yaratıcı yanınızın devreye girdiğini, sadece bu sefer büyük bir fikir çıkaramadığınızı düşünecektir.

Herkesin Katılmak İstediği O Toplantıyı Siz Organize Edin

Genelde katılım için en çok rağbet gören toplantı; “Toplantıların sayısını nasıl en aza indiririz?” toplantısıdır. Bu diğer toplantılar arasında en anlamsız olanı olsa da, eğer toplantıyı organize eden kişiyseniz, bu sizin kariyer adımlarınız için iyi bir fırsat olabilir.
Bu toplantıda, zaman yönetimi ve söz konusu departmanın nasıl daha işlevsel olabileceği tartışılır. Sonuç ise, her zaman sonuçsuzdur. Ve sizden, tartışmaya devam etmek için bir sonraki toplantıyı organize etmeniz istenecektir. Böylece önemli göreviniz istikrarla devam eder.

Toplantı Sonrası Takip Mail’ini Siz Atın

Toplantıdan sonra masanıza döndüğünüzde işiniz burada bitmemiştir! Hemen toplantıya katılanlara, bu yapıcı görüşme için teşekkür maili atın. Bu sizin toplantıda kayda değer herhangi bir şey yapmadığınızı herkese unutturacaktır. İlgili kişiden toplantı notlarını da isteyin. Takip maillerini atan kişi, her zaman projeden asıl sorumlu kişi olarak görünür.

Keyiff.com olarak dileğimiz; emeğin, bilginin ve hak etmenin etik yolundan ayrılmadan, ama iş yaşamında uyanık geçinenlere de kül yutturmadan ve meydanı onlara boş bırakmadan, zekice kariyerinizin tadını çıkarmanız…

 

 

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Dünyaya sadece bakma gör, dokunurken hisset, sınırlarını kaldır ve yakınlaş, birbirine sıkıca sarıl, merak et, risk al, anın keyfini çıkar. Copyright © 2017, Keyiff